Yaklaşımımız bilimsel temellere dayanır ve her bireyin benzersiz ihtiyaçlarına göre şekillenir.
Kanıta dayalı, güncel ve uluslararası standartlarda terapi programları.
Terapi süreci bir bütündür. Aileyi eğitir ve sürece aktif olarak dahil ederiz.
Sadece semptoma değil, sorunun kökenine ineriz. Kapsamlı değerlendirme esastır.
Çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik dil, konuşma, ses ve yutma terapisi hizmetleri.
Çocuğunuzun yaşından beklenen dil becerilerini gösterememesi durumunda erken müdahale programları.
Konuşma sırasında takılma, duraksama ve tekrarlamalar için hem çocuk hem yetişkinlere yönelik terapiler.
"R", "S", "K" gibi seslerin yanlış üretimi (pelteklik) için kişiye özel terapi programları.
Öğretmenler, şarkıcılar ve sesini yoğun kullananlar için ses kısıklığı, nodül ve ses terapisi.
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda ilişki temelli, oyun odaklı DIR Floortime terapisi.
İşitme cihazı veya koklear implant kullanan çocuk ve yetişkinler için dinleme ve konuşma becerileri.
Şeffaf, yapılandırılmış ve hedefe yönelik bir süreçle ilerleriz.
Sizi dinler, detaylı anamnez alır ve çocuğunuzun/sizin durumunuzu testler ve gözlemlerle analiz ederiz.
Değerlendirme sonucunda size özel, hedefleri ve süresi belirlenmiş bir terapi programı oluştururuz.
Belirlenen seans sıklığında, oyun temelli ve bilimsel yöntemlerle terapi uygulamalarına başlarız.
Sürekli geri bildirim verir, ev ödevleri ile aileyi sürece dahil eder ve gelişimi düzenli olarak takip ederiz.
Gemini AI ile güçlendirilmiş aktivite önerileri. Çocuğunuzun yaşına ve ihtiyacına yönelik basit, oyun temelli bir fikir alın.
Aklınıza takılan soruların yanıtlarını burada bulabilirsiniz.
Her çocuğun gelişim hızı farklı olsa da, belirli kilometre taşları vardır. Örneğin, 2 yaşına gelmiş bir çocuğun yaklaşık 50 kelime söylemesi ve 2 kelimelik basit cümleler kurması beklenir. 3 yaşında ise daha uzun cümleler kurabilmeli ve sohbet edebilmelidir. Eğer çocuğunuz 2 yaşı civarındaysa ve hala çok az kelimesi varsa, işaretle istiyorsa veya sizi anlamıyor gibi görünüyorsa bir uzmana danışmak en doğrusudur. Erken müdahale her zaman en iyi sonuçları verir.
Kekemelik, konuşmanın akıcılığında meydana gelen bir bozukluktur. En yaygın belirtileri şunlardır:
Özellikle 2-5 yaş arası çocuklarda gelişimsel akıcısızlık görülebilir ve bu normaldir. Ancak bu takılmalar 6 aydan uzun sürerse, çocukta zorlanma veya konuşmaktan kaçınma başlarsa mutlaka bir dil ve konuşma terapistine başvurun.
Artikülasyon bozukluğu, çocuğun belirli sesleri yaşına uygun şekilde üretememesidir. Halk arasında 'pelteklik' olarak da bilinir. En sık karıştırılan sesler 'R', 'S', 'Ş', 'K' ve 'G' harfleridir.
Çocukların bazı sesleri öğrenmesi zaman alır (örneğin 'R' sesi 6-7 yaşlarına kadar gelişebilir). Ancak 4-5 yaşındaki bir çocuğun konuşması hala ailesi dışında anlaşılamıyorsa veya belirli sesleri sürekli yanlış üretiyorsa terapi desteği alınmalıdır.
Kesinlikle evet. Dil, sosyal bir etkileşim aracıdır. Çocuklar dili, karşısındaki kişinin yüz ifadelerini, jestlerini ve ses tonunu taklit ederek ve ondan geri bildirim alarak öğrenirler. Ekran (TV, tablet, telefon) tek yönlü bir uyaran kaynağıdır.
Çocuk ekrandan geri bildirim alamaz, sohbet edemez. Özellikle 0-3 yaş döneminde yoğun ekran maruziyeti, çocuğun ebeveynleri ve çevresiyle geçireceği değerli etkileşim zamanını çalar. Bu durum, hem dil gecikmesine hem de sosyal-duygusal gelişimde geriliklere yol açabilir. Amerikan Pediatri Akademisi, 2 yaşından küçük çocukların (görüntülü konuşma hariç) ekrana maruz kalmamasını önermektedir.
Dil ve konuşma bozukluklarının değerlendirilmesi ve terapisi konusunda eğitim almış tek meslek grubu Dil ve Konuşma Terapistleridir (DKT).
Süreç genellikle şöyle işler: Önce bir Çocuk Doktoru (Pediatrist) çocuğun genel gelişimini değerlendirir ve bir sorun fark ederse sizi yönlendirir. Ses bozukluğu veya dil bağı gibi fiziksel bir şüphe varsa KBB (Kulak Burun Boğaz) doktoru muayene eder. İşitme ile ilgili bir şüphe varsa Odyolog işitme testi yapar. Ancak sorunun terapisi ve çözümü için başvurmanız gereken ana uzman, üniversitelerin 4 yıllık lisans veya yüksek lisans programlarından mezun olmuş Dil ve Konuşma Terapistidir.
Bu çok önemli bir sorudur. Her otizmli çocukta konuşma geriliği görülür, ancak her konuşma geriliği olan çocuk otizmli değildir.
Ayırıcı tanı için mutlaka bir Çocuk Psikiyatristi ve Dil ve Konuşma Terapisti değerlendirmesi şarttır.
Özellikle okul öncesi dönemde (2-5 yaş) başlayan kekemeliklerin büyük bir kısmı kendiliğinden veya terapi ile tamamen düzelebilir. Erken müdahale burada kilit rol oynar.
Yetişkinlikte veya ergenlikte başlayan ya da kronikleşmiş kekemelikte ise hedef "kekemeliği tamamen yok etmek" değil, "kekemeliği kontrol altına almak" ve "duyarsızlaşmak"tır. Terapi ile kişi, takıldığı anlarda nasıl daha rahat çıkabileceğini öğrenir (akıcılık teknikleri) ve kekemelikten korkmamayı, onu kabul ederek sosyal ortamlardan kaçınmamayı öğrenir (duyarsızlaşma). Kekemelik kalıcı olabilir ancak terapi ile hayat kalitesini düşüren bir engel olmaktan çıkar.
Dil bağı (ankiloglossi), dilin altındaki bağın kısa veya kalın olması durumudur. Bu bağ, dilin hareketlerini kısıtlayabilir. Eğer bu kısıtlılık çok fazlaysa, öncelikle bebeklikte emme ve beslenme sorunlarına yol açar.
Konuşma açısından ise, özellikle dilin üst dişlere değmesini gerektiren seslerde ('t', 'd', 'n', 'l') veya dilin seri hareket etmesi gereken seslerde ('r') zorluk yaratabilir. Ancak her dil bağı konuşma bozukluğuna yol açmaz. Birçok çocuk kısa dil bağına rağmen konuşmayı kompanse ederek (farklı yollar bularak) öğrenebilir. Eğer bir konuşma bozukluğu varsa ve KBB doktoru dil bağının belirgin bir kısıtlılık yarattığını onaylarsa, küçük bir cerrahi müdahale (frenotomi) ve ardından terapi önerilebilir.
Terapi süreci, bozukluğun tipine ve çocuğun yaşına göre tamamen değişir.
Çocuklarda (Örn: Gecikmiş Konuşma, Artikülasyon): Terapi tamamen oyun temellidir. Çocuk oyun oynadığını zannederken, terapist bu oyunu yapılandırarak hedeflenen sesleri, kelimeleri veya dil yapılarını çalışır. Örneğin, 'k' sesi çalışılıyorsa "kutuya koy", "kapıyı kapat" gibi oyunlar oynanır.
Yetişkinlerde (Örn: Kekemelik, Ses Bozukluğu): Terapi daha çok farkındalık, teknik ve egzersiz odaklıdır. Kekemelik için nefes ve konuşma hızı koordinasyonu, ses bozukluğu için ses hijyeni ve doğru nefes teknikleri çalışılır.
Süre: Basit bir artikülasyon bozukluğu (örn: sadece 'k' sesi) 2-3 ayda çözülebilirken, gecikmiş konuşma veya kekemelik terapisi 1-2 yıl sürebilir. Süreç, çocuğun ilerleme hızına, ailenin evde desteğine ve seans sıklığına bağlı olarak değişir.
En önemli 3 kural:
Ayrıca, sitemizdeki "Evde Gelişimi Destekleyin" bölümümüzden çocuğunuzun yaşına özel Gemini AI destekli aktivite fikirleri alabilirsiniz!
Genel kilometre taşları şöyledir:
Eğer çocuğunuz 2 yaşına gelmiş ve hala 50 kelimesi yoksa veya cümle kurmaya başlamadıysa, bunu "2 yaş sendromu" veya "erkektir geç konuşur" gibi düşüncelerle ertelemeyin. Bu durum, basit bir gecikme olabileceği gibi, daha ciddi bir sorunun da habercisi olabilir. Değerlendirme için zaman kaybetmemek en iyisidir.
Normaldir, ancak yaşa bağlı olarak. Çocuklar sesleri belirli bir sırayla öğrenirler. 'm', 'b', 'p' gibi sesler en kolay öğrenilenlerdir. 'k', 'g' gibi sesler 3-4 yaş civarında tamamlanır. 'r', 's', 'ş' gibi seslerin tam olarak doğru üretimi ise 6-7 yaşına kadar sürebilir.
Eğer çocuğunuz 4-5 yaşındaysa ve 'k' yerine 't' ('kapı' yerine 'tapı') diyorsa bu bir müdahale gerektirebilir. Ancak 5 yaşındaki çocuğunuz 'r' sesini söyleyemiyorsa bu hala gelişimsel olarak normal kabul edilebilir. Okula başlamadan önce (6 yaş) hala bu sesler düzelmemişse, okuma-yazma öğrenimini de etkilememesi için terapiye başlanması şiddetle tavsiye edilir.
Ekolali, başkasının söylediği sözleri veya cümleleri hemen (anında ekolali) veya bir süre sonra (gecikmiş ekolali) tekrarlama durumudur.
Yaklaşık 1.5 - 2.5 yaş arası çocuklarda, dil öğrenme sürecinin bir parçası olarak kısa süreli tekrarlar görülebilir. Bu normaldir ve çocuğun dili "işlediğini" gösterir. Ancak, 3 yaşından sonra çocuğun iletişiminin büyük bir kısmı hala tekrarlardan oluşuyorsa, size "Nasılsın?" diye sorduğunuzda "Nasılsın?" diye cevap veriyorsa veya televizyonda duyduğu reklamları ilgisiz anlarda tekrarlıyorsa, bu durum Otizm Spektrum Bozukluğu veya farklı bir nörogelişimsel bozukluğun belirtisi olabilir. Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır.
Konuşma bozukluklarının tek bir nedeni yoktur; birçok faktör rol oynayabilir:
Çoğu durumda, özellikle basit gecikmiş konuşmada, net bir neden bulunamayabilir. Önemli olan nedeni bulmaktan çok, mevcut sorunu çözmek için terapiye başlamaktır.
Hayır, yol açmaz. Bu, toplumdaki en yaygın mitlerden biridir. İki dili aynı anda öğrenen (simültane iki dillilik) çocuklar, tek dilli akranlarıyla aynı zamanda konuşmaya başlarlar. Başlangıçta, iki dilden kelimeleri karıştırabilirler (örn: "Anne, 'juice' ver") veya her iki dildeki kelime dağarcıkları tek dilli bir çocuğa göre daha az görünebilir. Ancak, iki dildeki toplam kelime dağarcığına bakıldığında genellikle akranlarıyla aynı veya daha ileridedirler.
Eğer iki dilli bir çocukta belirgin bir gecikme varsa, bu durum iki dillilikten değil, altta yatan başka bir dil bozukluğundan kaynaklanıyor olabilir. Bu çocukların da aynı tek dilli çocuklar gibi terapiye ihtiyacı vardır.
Dil ve konuşma terapisi; iletişim, konuşma, dil, ses, ve yutma bozukluklarının önlenmesi, değerlendirilmesi ve sağaltımı (terapisi) ile ilgilenen bilimsel bir sağlık alanıdır.
Ne zaman başlanmalı sorusunun cevabı nettir: Şüphelenildiği an. "Bekleyelim, düzelir", "Amcası da geç konuşmuştu" gibi yaklaşımlar, altın değerindeki erken müdahale döneminin (0-3 yaş) kaçırılmasına neden olur. Bir sorun olduğundan şüpheleniyorsanız, bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme randevusu alın. Terapist size "Her şey normal, endişelenmeyin" derse içiniz rahat eder. Eğer "Terapiye ihtiyaç var" derse, doğru zamanda başladığınız için kazançlı çıkarsınız.
Pelteklik veya artikülasyon bozukluğu terapi ile düzeltilebilen bir sorundur. Terapi süreci genellikle şu adımları izler:
Bu süreç sabır gerektirir ve ev ödevleri ile desteklenmelidir. Dil ve konuşma terapisti bu sürecin rehberidir.
DIR Floortime, "Gelişimsel, Bireysel Farklılıklar, İlişki Temelli" (Developmental, Individual-differences, Relationship-based) bir terapi modelidir. Özellikle Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocuklar için geliştirilmiştir ancak sosyal-duygusal ve iletişimsel zorluklar yaşayan tüm çocuklar için kullanılabilir.
Bu terapinin temeli, çocuğun ilgilerini takip etmektir. Terapist veya ebeveyn, çocuğun liderliğinde yere oturur (Floortime = Yerde Oyun Zamanı) ve çocuğun yaptığı şeye katılır. Amaç, çocuğun dünyasına girerek onunla duygusal bir bağ kurmak ve bu bağ üzerinden iletişim çemberleri oluşturmaktır. Çocuğa bir şeyi "öğretmek" yerine, onun sosyal ve duygusal gelişim basamaklarını tırmanmasına yardımcı olan, ilişki odaklı, sıcak bir terapi modelidir.
Dil ve konuşma gelişimi hakkında güncel bilgiler ve ipuçları.
Toplumdaki yaygın inanışların aksine, konuşma gecikmesinde "bekle-gör" yaklaşımının riskleri nelerdir?
Ebeveynler için ilk müdahale rehberi. Kekemelik başladığında yapılması ve yapılmaması gerekenler.
Oyunun çocuk beyni ve dil gelişimi üzerindeki inanılmaz etkileri. Evde nasıl "terapötik oyun" oynanır?
Değerlendirme randevusu almak veya sorularınızı sormak için bize hemen ulaşın.
Ortakent, Bodrum, Muğla
Toplumumuzda, özellikle erkek çocukları için "babası da geç konuşmuştu", "erkektir, geç konuşur" gibi teselliler yaygındır. Ancak bu iyi niyetli sözler, aslında altın değerindeki erken müdahale fırsatının kaçırılmasına neden olabilir.
Konuşma gecikmesi, bir çocuğun dil ve konuşma becerilerinin, kendi yaşıtlarından belirgin bir şekilde geride olması durumudur. Bu durum, çocuğun kelime dağarcığı, cümle kurma becerisi veya konuşmanın anlaşılırlığı gibi alanlarda kendini gösterebilir.
Çocuğunuz 2 yaşına gelmiş ve hala basit cümleler kurmuyorsa (örn: "anne gel"), "bekleyip görmek" riskli bir kumardır. Neden mi?
Eğer çocuğunuz;
Durumu ertelemeden bir Dil ve Konuşma Terapistine başvurun. Unutmayın, şüphe duyduğunuzda değerlendirme yaptırmanın hiçbir zararı yoktur; ancak geç kalmanın telafisi zor olabilir.
Çocuğunuz bir sabah uyandı ve aniden kekelemeye mi başladı? Bu durum ebeveynler için çok korkutucu olabilir. Ancak panik yapmadan önce, bunun "gelişimsel akıcısızlık" olabileceğini ve ne yapmanız gerektiğini bilmek önemlidir.
2-5 yaş arası çocuklar, dil becerileri hızla geliştiği için, düşünme hızlarına konuşma hızları yetişemediğinde takılabilirler. Bu durum "gelişimsel akıcısızlık" olarak bilinir ve genellikle basit kelime veya hece tekrarları ("Ben ben ben gittim") şeklindedir. Çocuk bu durumun farkında değildir ve zorlanmaz.
Gerçek kekemelik ise, tekrarlara ek olarak ses uzatmaları ("Ssssssu ver") veya bloklar (sesin çıkmaması) içerebilir. Çocuk konuşurken zorlanır, yüzünde gerginlik olur ve durumun farkına varıp konuşmaktan kaçınabilir.
Ebeveynlerin iyi niyetle yaptığı bazı müdahaleler, sorunu daha da kötüleştirebilir:
Bu müdahaleler, çocuğun dikkatini kendi konuşması üzerine çeker, onu "yanlış" bir şey yaptığına ikna eder ve kaygısını artırır. Kaygı ise kekemeliği besleyen en önemli faktördür.
Modern dünyada ebeveynlerin en büyük yardımcısı (!) ekranlar. Oysa dil ve konuşma gelişimi için ekranlar, bir yardımcı değil, büyük bir engel teşkil ediyor. Peki, alternatifi ne? Cevap basit: Oyun.
Dil ve konuşma terapistleri seans odalarında ne yapar? Oyun oynar. Çünkü oyun, çocuğun dili öğrendiği doğal laboratuvardır. Oyun sırasında çocuk;
Ekran ise bunların hiçbirini sağlamaz. Tek yönlü, pasif bir uyaran kaynağıdır.
"Terapötik oyun", yapılandırılmış ama çocuğun liderliğinde ilerleyen oyundur. Amaç, çocuğa bir şey öğretmekten çok, onunla etkileşim kurmaktır.
Günde sadece 20 dakika, tüm ekranları kapatarak çocuğunuzla %100 ilgilendiğiniz bu tür bir oyun oynamak, onun dil gelişimi için yapabileceğiniz en değerli yatırımdır. Unutmayın, en iyi oyuncak, çocuğunuzla oynayan ebeveyndir.